Çocuğunuzun konuşmasında tekrarlar, uzatmalar ya da takılmalar fark ettiğinizde ilk tepkiniz nasıl oldu? Pek çok ebeveyn bu durumla karşılaşınca ne yapacağını bilemediğini ifade eder. İyi haber şu ki: Doğru tutumun ne olmadığını öğrenmek, ne yapılacağını bilmek kadar etkilidir.
Kaçınılması Gereken Tepkiler
Ailelerin en iyi niyetle uyguladığı bazı tepkiler, farkında olmadan çocuğun konuşma kaygısını artırabilir:
- "Yavaş konuş", "derin nefes al" ya da "tekrar dene" gibi uyarılar — bunlar çoğunlukla işe yaramaz ve kaygıyı artırır
- Cümleyi çocuk yerine tamamlamak — bu, konuşmanın zor olduğu mesajını pekiştirir
- Konuşma sırasında dikkat çeken yüz ifadeleri, aşırı endişeli bakışlar
- Kekemeliği diğer büyüklerin önünde ya da çocuğun duyabileceği ortamlarda tartışmak
- "Seni anlıyoruz, daha yavaş söyle" gibi sürekli yorum yapmak
Destekleyici Tutumlar
Araştırmalar, ebeveynin iletişim tarzının çocuğun kekemelik deneyimini doğrudan etkilediğini göstermektedir. Şu tutumlar destekleyicidir:
- Göz temasını sürdürmek ve sabırla dinlemek — konuşmanın içeriğine odaklanmak
- Kendinizin daha yavaş ve sakin konuşması — çocuk bu tempoyu taklit edebilir
- Kekemeliğin olduğu cümlelere diğer cümlelere verdiğiniz gibi tepki vermek
- Çocuğunuzun konuşmaktan çekindiği ortamlarda baskı yaratmamak
- Kekemelikten bağımsız olarak çocuğunuzla bol bol nitelikli sohbet zamanı geçirmek
Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?
Her kekemelik profesyonel müdahale gerektirmez; ancak aşağıdaki durumların varlığında değerlendirme önerilir:
- Kekemelik iki–üç aydan uzun süredir devam ediyorsa
- Şiddet artışı ya da yeni belirtiler (bloklar, yüz gerginliği) fark ediliyorsa
- Çocuk konuşmaktan kaçınmaya başladıysa
- Ailede kekemelik öyküsü varsa
- Okula başlama öncesi değerlendirme planlanmak isteniyorsa
> Erken çocukluk döneminde başlanan PALIN PCI terapisi, ailenin aktif katılımıyla kekemeliğin kalıcılaşma riskini azaltmada etkili sonuçlar vermektedir.
